Ana içeriğe atla

Aşkım Kapışmak'tan liderlik tavsiyeleri


















Birleşmiş Milletler’de temsil edilen tek sivil toplum örgütü olan ve İzmir’de de faaliyet gösteren Rotary Kulübü’nün, Ege Üniversitesi’nde düzenlediği “Ufuk Geliştirme ve Liderlik Eğitim Seminerleri” kapsamında, yazar ve davranış bilimleri uzmanı Aşkım Kapışmak öğrencilerle bir araya geldi. Eğlenceli dakikaların yaşandığı seminerde, Aşkım Kapışmak öğrencilere liderlik konusunda önemli bilgiler verdi.

Ünlü yazar ve davranış bilimleri uzmanı Aşkım Kapışmak, Rotary Kulübü’nün düzlendiği “Ufuk Geliştirme ve Liderlik” semineri kapsamında Ege Üniversitesi’nde öğrencilerle buluştu. Yazdığı onlarca kitap ve verdiği eğitimlerle davranış bilimleri alanında Türkiye’nin en başarılı isimlerden olan Aşkım Kapışmak, deneyimlerini Ege Üniversitesi’nde okuyan öğrencilerle paylaştı.

Fikir ve düşünce farklı şeyler

İnsanların küçük yaştan itibaren dayatmalara maruz kaldığını ifade eden Aşkım Kapışmak: “Küçüklüğümden beri duyduğum bir kavram var: Akıllı ol. Meğer yaramazlık yaptığımda duyduğum bir sözmüş. Yaramaz çocuğa akıllı ol denmez. Bizim kültürümüz ne yazık ki dayatmalarla ve tek taraflı dinlemelerden oluşuyor. Birey bir zaman sonra düşünmeyi bir kenara bırakıp, istenilen şeyleri yerine getirmeye başlıyor” dedi. Fikir ve düşüncenin farklı kavramlar olduğunu dile getiren Kapışmak: “İnsanın bir akıl, bir de duyu boyutu var.  Hayatta sürekli hissediyoruz ve edilgin oluyoruz. Hisler dünyasının hareketlenmesine fikir, aklın hareketlenmesine ise düşünce denir. Düşünce acı ya da haz vermez, sadece yorumlar.” dedi. En büyük sorunun düşünme tembelliği olduğuna değinen Aşkım Kapışmak: “Toplum düşünmeyi sevmiyor. Bu sebeple toplumda herkesin bir fikri var. Ancak düşünce üretme noktasında hepimiz sıkıntı yaşıyoruz. Lider daha çok düşünce sahibi olabilmeli. Akıl boyutuna gelebilmek herkesin harcı değil. Bunu başaranlar da önemli yerlere geliyor zaten.” dedi. 

Bilgi insanı şoka sokmalı

Birey, lider olma yolunda akıl boyutuna nasıl gelir? Sorusundan yola çıkan Aşkım Kapışmak: “İdrak ve anlamak eylemlerini birbirine karıştırmamak gerekiyor. Biz yıllarca idrak ettik ancak asıl yapmamız gereken bize sunulan şeyleri anlamak olmalıydı. Yapmamız gereken; dolaşıma sokulan bilgilerin, haberlerin ve çevremizde gelişen olayların arka planında yatan şeylerin farkına varmak.” dedi. Bireyin aklını kullanabilmesi için araştırması gerektiğini ifade eden Kapışmak şöyle devam etti: “Bilgi insanı önce şoka sokmalı. Bunun yolu da araştırmaktan geçiyor. Yeni bir şey öğrendiğimizde ufkumuz açılır. Eğer açılmıyorsa, günde 5 saat televizyon izlediğimizden, sosyal medyaya baktığımızdandır.” dedi.  Sosyal medyaya bakarken çevremizi, arkadaşlarımızı, ilişkilerimizi ve ailemizi unuttuğumuzu dile getiren Aşkım Kapışmak, insanın sosyal medyadan aldığı şeylerlerle bilgilendiğini sandığını ancak zamanla daha da köreldiğini söyledi.

Geçim sıkıntısından ziyade can sıkıntısı var

Kapışmak: “Bireylerin kendi hayatlarında 0-2 yıllık operasyonları (planları) olması lazım. Aslında hepimiz hedef belirlediğimiz andan itibaren lideriz. Ama insan doğrunun olduğu kadar yanlışın da liderliğini yapar. Can sıkıntımız çok fazla. Ülkede geçim sıkıntısından ziyade can sıkıntısı daha fazla. Bu da bizi hedeften uzaklaştırıyor. Bunun asıl sebebi ise boşa geçen zaman ve sosyal medya.” dedi. İlgimizin dışında olan şeyleri de okumamız gerektiğini ifade eden Aşkım Kapışmak: “Zihninizi sıkan, hoşuna gitmeyen bir şey okuduğunuzda bile ufkunuz çalışmaya başlıyor. İlgi alanınızda olmasa dahi bilgilendiğiniz konuyu hayatınızda muhakkak kullanacağınız bir yer çıkacaktır. Bu sebeple bakış açımızı her daim geniş tutmalıyız.” dedi.

Bilgi problemimiz yok uygulama problemimiz var

Teorik olarak bilgiye sahip olduğumuzu ancak uygulama konusunda eksik kaldığımıza dikkat çeken Aşkım Kapışmak: “Bizim bilgi problemimiz yok, uygulama problemimiz var. Hepimiz bu ülkenin gidişatından ve sisteminden sorumluyuz. Konuşuyoruz ancak eyleme geçemiyoruz. Bu insanlardan olmayın. Hedefleriniz ve düşünceleriniz varsa hayata geçirmek için çabalayın.” dedi. “Önünüzde zihninizden başka engel yok” diyen Kapışmak, öğrencilere iyi dostluklar ve ilişkiler edinmelerini ve çok kitap okumalarını tavsiye etti.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türk eğitim sisteminde 2 eksik: Eğitim ve sistem

Türkiye, PISA(Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) tarafından yapılan son yapılan araştırma raporlarına göre 72 OECD ülkesi arasından okuma, yazma ve Fen/Matematik alanlarında 50. sırada. 15 yaş ve altında 450 öğrencinin katılımıyla yapılan test sonuçları oldukça vahim. Buradaki soru(n): İlk 10 ekonomi arasına girme hedefi olan bir ülke için, bu kabul edilebilir bir sonuç mudur?

Sonucuna değil, nedenine odaklanmalıyız. Kabul edelim ki eğitim sistemimiz, hazır tüketime dayalı. Sınavlarda alınan notlara gereğinden fazla önem verilmesi, çocukta yüksek bir strese yol açıyor. Hâl böyle olunca da öğrenci sınavda kopya yoluna gidiyor. Öğrencilerin sadece dinlemelerine dayalı uzun ders saatleri, yaratıcılıktan yoksun ödevler, bilginin değerlendirme yöntemleri, öğretmen ve öğrenci arasındaki hiyerarşi, sınıf geçme kıstası: Bu eğitim felsefesi yaklaşımındaki her şey, düşünmeyi engellemeye yarar. Sonuç: Ezberci, okumayan ve araştırmayan bir nesil. 

Eğitim felsefesi ve eleştirisel pedagoji …

Mustafa Kemal Atatürk'ün yabancı gazetelerle yaptığı söyleşiler

Paul Williams/ Chicago Daily Tribune,  4 Mayıs 1920

            "İngiltere ve İtilaf Devletleri'nin önerilen barış şartlarının gülünç ve uygulanmasının imkansız olduğunu anlayacakları konusunda hala ümidimiz var ama bu ümidi kaybedersek ve dışarıdan yardım gelmezse onları gönül rızasıyla kabul etmeyeceğiz."             Bu cevabı bugün bana, lideri olduğu Türk Milli Mücadelesi'nin Rus Bolşevikleriyle ittifak kurma ihtimali olup olmadığı sorusu üzerine, Mustafa Kemal Paşa verdi. Cevabında tehdit yoktu.             "Bu bir halk hareketidir. Halkın desteği olmazsa hareket sona erer. Tüm İslam aleminin yardımına da bağlıyız. Türkler Müslüman ırkları arasında hür kalan son ırktır ve İslam alemi hürriyetlerini sürdürmeleri için çaba göstermeye devam edecektir." Miiliyetçiler İstanbulda'ki Türk Hükümeti hakkında ne düşünüyor?             "İngilizlerin hakimiyeti altında onları tanımıyoruz." Peki, Sultan?     "İngilizlerin esiri. Çıkardığı her fermana bu…

Yeni medyada gazeteci kimliği

Yeni medya, diğer bir deyişle ‘Alternatif medya’, 2000’li yılların başında gelişen web 2.0 teknolojisiyle beraber ana akım medyanın aksine topluma, içerik ve söylem olarak çok daha farklı imkanlar sunan bir platforma evrildi. Yeni medya, klasik medyanın tek taraflı iletişim sunan modelinin aksine üreticilerin ve tüketicilerin aynı ekosistemin bir parçası olmasını sağladı. Ancak bu yeni düzenin beraberinde getirdiği birçok sorun da kamuoyunu oldukça meşgul ediyor.
Günümüzde iletişim teknolojilerindeki hızlı ilerlemeler yeni medya, internet ve sosyal medya gibi pek çok yeni kavramın medya literatürüne girmesini sağladı. Bu yeni oluşumlar sosyolojik, kültürel ve ekonomik alanda da birçok değişim ve dönüşümleri beraberinde getirdi. Yeni medya, teknolojiyi tanımlayan donanım ve yazılımın yanı sıra bireysel ve toplumsal bir boyut da içermekte. Bireysel açıdan ele alındığında yeni medya insanların iş yapma, çalışma, eğlenme ve düşünme yöntemlerini, yaşam biçimlerini, haber üretim ve tüketim p…